AİLE KONUTU

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
ESAS NO: 2006/2-591 KARAR NO: 2006/624 TARİH: 04.10.2006

İÇTİHAT KONUSU : AİLE KONUTUNUN SATIŞI İÇİN DİĞER EŞİN AÇIK RIZASI GEREKLİDİR.

İÇTİHAT ÖZETİ: DAVACI, ÜZERİNDE AİLE KONUTU ŞERHİ BULUNMAYAN DAVA KONUSU MESKENİN TAPUDA KAYDEN MALİK OLAN EŞİ TARAFINDAN, KENDİSİNİN RIZASI ALINMADAN DAVALILARA SATILDIĞINI, SÖZ KONUSU TAŞINMAZIN AİLE KONUTU OLDUĞUNU İDDİA EDEREK DAVALILAR ADINA OLAN TAPUNUN İPTALİ İLE EŞİ ADINA TESCİLİNE VE TAPU KÜTÜĞÜNE TAŞINMAZIN AİLE KONUTU OLDUĞUNA İLİŞKİN ŞERHİN KONULMASINA KARAR VERİLMESİNİ TALEP ETMİŞTİR. 4721 SK’NIN 194. MADDESİNE GÖRE, EŞLERDEN BİRİ DİĞER EŞİN AÇIK RIZASI OLMADIKÇA AİLE KONUTU İLE İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEMEZ, AİLE KONUTUNU DEVREDEMEZ VEYA AİLE KONUTU ÜZERİNDEKİ HAKLARI SINIRLAYAMAZ. SOMUT OLAYDA, EŞLERİN DAVA KONUSU OLAN TAŞINMAZI AİLE KONUTU OLARAK KULLANDIKLARI TARTIŞMASIZDIR. DAVALILARIN TAŞINMAZI SATIN ALIRKEN BU YERİN AİLE KONUTU OLDUĞUNU VE DAVACI EŞİN SATIŞA RIZASI OLMADIĞINI BİLDİKLERİ DOSYA KAPSAMI İLE SABİTTİR. ANILAN MADDE UYARINCA AİLE KONUTLARININ DEVRİ İÇİN DİĞER EŞİN RIZASI GEREKMEKTEDİR. AKSİ HALDE TAPUDA AİLE KONUTU ŞERHİ OLMASA DAHİ İYİNİYETLİ OLMAYAN ALICININ İKTİSABI KORUNMAZ. AÇIKLANAN NEDENLERLE, DAVANIN KABULÜ GEREKİRKEN AKSİ YÖNDE KARAR VERİLMESİ USUL VE YASAYA AYKIRIDIR.

İÇTİHAT METNİ :

4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194, 1023.

TARAFLAR ARASINDAKİ “TAPU İPTAL-TESCİL VE AİLE KONUTU ŞERHİ VERİLMESİ” DAVASINDAN DOLAYI YAPILAN YARGILAMA SONUNDA; SİVAS AİLE MAHKEMESİ’NCE DAVANIN REDDİNE DAİR VERİLEN 28.10.2004 GÜN VE 609-1142 SAYILI KARARIN İNCELENMESİ DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İSTENİLMESİ ÜZERİNE, YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ’NİN 03.05.2005 GÜN VE 2547-7234 SAYILI İLAMI İLE, (…4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU 01.01.2002 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞ, YENİ KANUNDA 194, 240, 254, 279 VE 652. MADDELERDE “AİLE KONUTU” ADI ALTINDA YENİ BİR HUKUKİ KAVRAM GETİRMİŞTİR. TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194/1. MADDESİ “EŞLERDEN BİRİ DİĞER EŞİN AÇIK RIZASI BULUNMADIKÇA, AİLE KONUTU İLE İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEMEZ; AİLE KONUTUNU DEVREDEMEZ VEYA AİLE KONUTU ÜZERİNDEKİ HAKLARINI SINIRLANDIRAMAZ” HÜKMÜNÜ ÖNGÖRMÜŞTÜR. BU DÜZENLEME İLE TAPU SİCİLİNDE KONUTUN MALİKİ OLARAK GÖZÜKEN EŞİN, HUKUKİ İŞLEM ÖZGÜRLÜĞÜ DİĞER EŞİN KATILIMINA, ONAMINA BAĞLANMIŞTIR. AMAÇ AİLE KONUTUNUN VE BU KONUTLA İLGİLİ KANUNİ HAKLARI KORUMA ALTINA ALMAKTIR. BU KORUMA EVLİLİK BİRLİĞİ DEVAM ETTİĞİNE GÖRE 4721 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞİ 01.01.2002′DEN ÖNCEKİ EDİNİLMİŞ AİLE KONUTLARI İÇİN DE GEÇERLİDİR. TOPLANAN DELİLLERDEN DAVA KONUSU TAŞINMAZIN EŞLER TARAFINDAN KENDİLERİNE AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENDİKLERİ TARTIŞMASIZDIR. DAVALILAR HARUN VE HADİ’NİN TAŞINMAZI SATIN ALIRKEN BU YERİN AİLE KONUTU OLDUĞUNU VE DAVACININ DA SATIŞA RIZASININ BULUNMADIĞINI BİLDİKLERİ SABİTTİR. TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 1023. MADDESİ KOŞULLARI DA GERÇEKLEŞMEMİŞTİR. BU AÇIKLAMALAR KARŞISINDA DAVANIN KABULÜ GEREKİRKEN YAZILI ŞEKİLDE REDDİ UYGUN GÖRÜLMEMİŞTİR…) GEREKÇESİYLE BOZULARAK DOSYA YERİNE GERİ ÇEVRİLMEKLE, YENİDEN YAPILAN YARGILAMA SONUNDA, MAHKEMECE ÖNCEKİ KARARDA DİRENİLMİŞTİR.
TEMYİZ EDEN: DAVACI VEKİLİ.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
HUKUK GENEL KURULU’NCA İNCELENEREK DİRENME KARARININ SÜRESİNDE TEMYİZ EDİLDİĞİ ANLAŞILDIKTAN VE DOSYADAKİ KÂĞITLAR OKUNDUKTAN SONRA GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA, TAPU İPTAL-TESCİL VE AİLE KONUTU ŞERHİ VERİLMESİ İSTEMİNE İLİŞKİNDİR.
DAVACI; ÜZERİNDE AİLE ŞERHİ BULUNMAYAN DAVA KONUSU MESKENİN, TAPUDA KAYDEN MALİK OLAN EŞİ Y. TARAFINDAN, KENDİSİNİN RIZASI ALINMADAN DAVALILARA SATILDIĞINI, DAVA KONUSU MESKENİN 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194. MADDESİNDE İFADESİNİ BULAN AİLE KONUTU OLDUĞUNU İLERİ SÜREREK; DAVALILAR ÜZERİNDE BULUNAN TAPU KAYDININ İPTALİ İLE EŞİ Y. ADINA TESCİLİNE VE TAPU KÜTÜĞÜNE TAŞINMAZIN AİLE KONUTU OLDUĞUNA İLİŞKİN ŞERH KONULMASINA KARAR VERİLMESİNİ TALEP VE DAVA ETMİŞTİR.
DAVALILAR; 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN SATIŞTAN ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİNİ, BU İTİBARLA GEÇMİŞE ETKİLİ OLAMAYACAĞINI SAVUNARAK, DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİNİ CEVABEN BİLDİRMİŞLERDİR.
MAHKEMECE, “DAVANIN KABULÜNE” DAİR VERİLEN İLK KARAR; ÖZEL DAİRECE “HUSUMETİN MALİK EŞE DE YÖNELTİLMESİ GEREĞİNE” İŞARETLE BOZULMUŞ; YEREL MAHKEME BOZMA KARARINA UYARAK, “DAVALILARIN TAPU KAYDINA GÜVENLE, AİLE KONUTU OLDUĞUNU BİLMEDEN TAŞINMAZI SATIN ALDIKLARI VE MESKENİN DAVACI EŞİN RIZASI HİLAFINA SATILDIĞINI BİLMEDİKLERİNİN ANLAŞILDIĞI” GEREKÇESİYLE “DAVANIN REDDİNE” KARAR VERMİŞTİR.
DAVACININ TEMYİZİ ÜZERİNE BU KARAR, ÖZEL DAİRECE YUKARIDA YAZILI GEREKÇEYLE BOZULMUŞ; YEREL MAHKEME “TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194/1. MADDESİNDE İFADESİNİ BULAN AİLE KONUTUNUN DEVİR VE BUNA İLİŞKİN MALİKİN İŞLEM YASAĞININ, TAŞINMAZA DAHA ÖNCEDEN AİLE KONUTU OLDUĞUNA YÖNELİK BİR ŞERH KONULMASI HALİNDE MÜMKÜN OLACAĞI VE ANCAK BU HALDE, ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN VE DOLAYISIYLA DAVALILARIN TAŞINMAZIN DEVRİNE İLİŞKİN İYİ NİYETLİ OLUP OLMADIKLARININ DEĞERLENDİRİLEBİLECEĞİ” GEREKÇESİYLE ÖNCEKİ KARARINDA DİRENMİŞTİR.
YEREL MAHKEME İLE ÖZEL DAİRE ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK; 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194. MADDESİNİN III. FIKRASINDA YER ALAN AİLE KONUTU ŞERHİNİN BİR KURUCU ŞERH OLUP OLMADIĞI, TAPU KÜTÜĞÜNDEKİ TESCİLE İYİ NİYETLE DAYANARAK MÜLKİYET HAKKI KAZANAN İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN BU KAZANIMININ KORUNUP KORUNMAYACAĞI NOKTASINDADIR.
BİR BAŞKA İFADEYLE YEREL MAHKEME, 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194. MADDESİNİN III. FIKRASINDA YER ALAN ŞERHİN KURUCU BİR ŞERH OLMASI SEBEBİYLE, ŞERHİN YOKLUĞUNDA ARTIK İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İYİ NİYETLİ OLMASININ ARANMASINA GEREK KALMAKSIZIN KAZANIMININ KORUNMASINI ÖNGÖRMEKTE; ÖZEL DAİRE İSE, AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZ MALIN MALİKİ OLMAYAN EŞ, TAPU KÜTÜĞÜNE KONUTLA İLGİLİ GEREKLİ ŞERHİN VERİLMESİNİ İSTEMEMİŞ OLSA BİLE İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİ KÖTÜ NİYETLİ İSE ŞERHİN YOKLUĞUNA RAĞMEN KAZANIMININ KORUNAMAYACAĞINI KABUL ETMEKTEDİR.
UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNCELİKLE 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN AİLE KONUTU İLE İLGİLİ 194. MADDESİ İLE TAPU KÜTÜĞÜNDEKİ TESCİLE İYİ NİYETLE DAYANARAK MÜLKİYET VEYA BİR BAŞKA AYNÎ HAK KAZANAN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN BU KAZANIMININ KORUNMASINA İLİŞKİN 1023. MADDESİ HÜKMÜNÜN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE YARAR BULUNMAKTADIR.
TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN “AİLE KONUTU” BAŞLIĞI ALTINDA DÜZENLENEN 194. MADDESİ; “EŞLERDEN BİRİ, DİĞER EŞİN AÇIK RIZASI BULUNMADIKÇA, AİLE KONUTU İLE İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEMEZ, AİLE KONUTUNU DEVREDEMEZ VEYA AİLE KONUTU ÜZERİNDEKİ HAKLARI SINIRLAYAMAZ.
RIZAYI SAĞLAYAMAYAN VEYA HAKLI BİR SEBEP OLMADAN KENDİSİNE RIZA VERİLMEYEN EŞ, HAKİMİN MÜDAHALESİNİ İSTEYEBİLİR.
AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZ MALIN MALİKİ OLMAYAN EŞ, TAPU KÜTÜĞÜNE KONUTLA İLGİLİ GEREKLİ ŞERHİN VERİLMESİNİ İSTEYEBİLİR.
AİLE KONUTU EŞLERDEN BİRİ TARAFINDAN KİRA İLE SAĞLANMIŞSA, SÖZLEŞMENİN TARAFI OLMAYAN EŞ, KİRALAYANA YAPACAĞI BİLDİRİMLE SÖZLEŞMENİN TARAFI HALİNE GELİR VE BİLDİRİMDE BULUNAN EŞ DİĞERİ İLE MÜTESELSİLEN SORUMLU OLUR” HÜKMÜNÜ ÖNGÖRMÜŞTÜR.
ANILAN MADDENİN GEREKÇESİNDE İSE, “BU MADDE İLE İSVİÇRE MEDENİ KANUNU’NUN 169′UNCU MADDESİNE UYGUN OLARAK EŞLERİN HUKUKİ İŞLEMLERİNDE 193′ÜNCÜ MADDEYLE KABUL EDİLEN GENEL KURALIN BİR İSTİSNASINA YER VERİLMİŞTİR. MADDE EŞLERİN AİLE KONUTLARIYLA İLGİLİ HUKUKİ İŞLEMLERDE EŞLERİN SERBESTLİĞİ İLKESİNE İSTİSNA GETİRMİŞ VE BÖYLECE AİLE KONUTU İLE İLGİLİ BAZI HUKUKİ İŞLEMLERİN DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLI OLDUĞU KABUL EDİLMİŞTİR. AİLE KONUTU EŞLERİN BÜTÜN YAŞAM FAALİYETLERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ, YAŞANTISINA BUNA GÖRE YÖN VERDİĞİ, ACI VE TATLI GÜNLERİ İÇİNDE YAŞADIĞI, ANILARLA DOLU BİR ALANDIR. BU NEDENLE BU DENLİ ÖNEMLİ BİR MALVARLIĞIYLA İLGİLİ OLARAK EŞLERİN TEK BAŞLARINA HUKUKİ İŞLEMLERİ YAPMASI DİĞER EŞİN ÖNEMLİ YARARLARINI ETKİLEYEBİLİR. BUNUN SONUCU OLARAK MADDE, KONUTLA İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHİNİ, BU KONUTUN BAŞKALARINA DEVRİNİ YA DA KONUT ÜZERİNDEKİ HAKLARI VE BUNA BENZER DİĞER HUKUKİ İŞLEMLERLE TAMAMEN YA DA KISMEN SINIRLANMASINI DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLAMIŞTIR. MADDEDE, AİLE KONUTUNU EŞLERDEN BİRİNİN KİRALAMASI HALİNDE, DİĞER EŞİN BİR BİLDİRİMLE SÖZLEŞMENİN TARAFI HALİNE GELMESİ ÖNGÖRÜLMEKTEDİR. BU KONU İSVİÇRE MEDENİ KANUNU’NDA 7 TEMMUZ 1998 TARİHLİ KANUNLA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLE “BOŞANMANIN SONUÇLARI” İLE İLGİLİ 121′İNCİ MADDEDE ÜÇ FIKRA HALİNDE DÜZENLENMİŞTİR. ANCAK BİZDE EVLİLİĞİNİN DEVAMI SIRASINDA DA KİRA SÖZLEŞMESİNE TARAF OLMAYAN EŞİN MAĞDUR OLMASI GÜNDEME GELEBİLMEKTEDİR. BU NEDENLE SÖZ KONUSU HÜKÜM EVLENMENİN HÜKÜMLERİ KISMINDA ELE ALINMIŞTIR.
DİĞER EŞİN KANUNUN KENDİSİNE TANIMIŞ OLDUĞU RIZA VERME YETKİSİNİ HAKLI SEBEP OLMAKSIZIN EŞİNDEN ESİRGEMESİ, BU YOLLA HAKKINI KÖTÜYE KULLANMASI MÜMKÜNDÜR. BUNUN ÖNLENMESİ İÇİN DE MADDENİN İKİNCİ FIKRASINDA BÖYLE BİR RIZAYA MUHTAÇ OLAN EŞE HAKİME BAŞVURMA YETKİSİ TANINMIŞTIR” DENİLMİŞTİR.
MADDE GEREKÇESİNDE DE İFADE EDİLDİĞİ ÜZERE, AİLE KONUTU EŞLERİN BÜTÜN YAŞAM FAALİYETLERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ, YAŞANTISINA BUNA GÖRE YÖN VERDİĞİ, ACI VE TATLI GÜNLERİ İÇİNDE YAŞADIĞI, ANILARLA DOLU BİR ALANDIR.
BU KADAR ÖNEMLİ OLDUĞU AÇIK OLAN BİR MALVARLIĞIYLA İLGİLİ OLARAK EŞLERİN TEK BAŞLARINA HUKUKİ İŞLEM YAPMASI DİĞER EŞİN ÖNEMLİ YARARLARINI ZEDELER. BU NEDENLEDİR Kİ, 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194. MADDESİ HÜKMÜ İLE, BU KONUTUN BAŞKALARINA DEVRİ DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLANMIŞTIR. BAŞKA BİR ANLATIMLA, AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZIN MÜLKİYETİNİN DEVRİ DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLI BİR HUKUKİ İŞLEM OLARAK KABUL EDİLMİŞTİR (BİLGE ÖZTAN, AİLE HUKUKU, ANKARA – 2004, S. 207; AHMET M.KILIÇOĞLU, TÜRK MEDENİ KANUNU’NDA DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLI HUKUKSAL İŞLEMLER VE YASAL ALIM HAKKI, ANKARA – 2002, S. 18).
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194. MADDESİ III. FIKRASI HÜKMÜ İLE RIZA ALINMADAN YAPILACAK İŞLEMLERİ ÖNLEYEBİLMEK AMACIYLA TAPU KÜTÜĞÜNE ŞERH VERİLMESİ OLANAĞI GETİRİLMİŞTİR. ANCAK HEMEN BELİRTMEK GEREKİR Kİ, ANILAN MADDE İLE TAPUYA GÜVEN İLKESİNE BİR İSTİSNA GETİRİLMİŞ DEĞİLDİR (KILIÇOĞLU, S. 20).
AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZ MALIN MALİKİ OLMAYAN EŞ TARAFINDAN TAPU KÜTÜĞÜNE KONUTLA İLGİLİ GEREKLİ ŞERHİN VERİLMESİ İSTENİLMEMİŞ OLSA BİLE, İŞLEM TARAFI İYİ NİYETLİ ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN AYNİ HAK KAZANIMI 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 1023. MADDESİ HÜKMÜ İLE KORUNMUŞTUR.
ŞERHİN ETKİSİ İSE EŞİN RIZASI ALINMADAN GERÇEKLEŞTİRİLEN KAZANDIRICI İŞLEMLERİN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İYİ NİYETİNE RAĞMEN GEÇERSİZ SAYILACAĞINA YÖNELİKTİR. BU SEBEPLE YEREL MAHKEMENİN TASARRUF YETKİSİ SINIRLAMASININ ŞERH İLE DOĞACAĞI; EŞ SÖYLEYİŞLE, ŞERHİN BİR “KURUCU ŞERH” OLDUĞUNA VE İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İYİ NİYETLİ OLMASININ ARANMASINA GEREK KALMAKSIZIN KAZANIMININ KORUNMASI GEREKECEĞİNE İLİŞKİN BELİRLEMESİ YERİNDE DEĞİLDİR.
BİLİNDİĞİ ÜZERE 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 1023. MADDESİ, TAPUYA GÜVEN İLKESİNİ ÖNGÖRMEKTEDİR. 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194. MADDESİ III. FIKRASI İSE, TAPUYA GÜVEN İLKESİNİN AYNEN SÜRDÜRÜLMEKTE OLDUĞUNUN BİR İFADESİDİR (KILIÇOĞLU, S. 20).
BU AÇIKLAMALAR IŞIĞINDA SOMUT OLAYA BAKILDIĞINDA; DAVA KONUSU TAŞINMAZIN EŞLER TARAFINDAN KENDİLERİNE AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENDİĞİ TARTIŞMASIZDIR. İŞLEM TARAFI OLAN DAVALILAR HARUN VE HADİ’NİN TAŞINMAZI SATIN ALIRKEN BU YERİN AİLE KONUTU OLDUĞUNU VE DAVACI MALİK OLMAYAN EŞİN SATIŞA RIZASININ BULUNMADIĞINI BİLDİKLERİ DE KUŞKU VE DURAKSAMADAN UZAKTIR.
ŞU HALE GÖRE, TAPUYA GÜVEN İLKESİNİ ESAS ALAN TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 1023. MADDESİ KOŞULLARI DA İŞLEM TARAFI OLAN ÜÇÜNCÜ KİŞİLER YÖNÜNDEN GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.
HAL BÖYLE OLUNCA; YEREL MAHKEMECE, HUKUK GENEL KURULU’NCA DA BENİMSENEN VE DAVANIN KABULÜ GEREĞİNE İŞARET EDEN ÖZEL DAİRE BOZMA KARARINA UYULMAK GEREKİRKEN, ÖNCEKİ KARARDA DİRENİLMESİ USUL VE YASAYA AYKIRIDIR. DİRENME KARARI BU NEDENLERLE BOZULMALIDIR.
SONUÇ: DAVACI VEKİLİNİN TEMYİZ İTİRAZLARININ KABULÜ İLE, DİRENME KARARININ YUKARIDA VE ÖZEL DAİRE BOZMA KARARINDA GÖSTERİLEN NEDENLERDEN DOLAYI BOZULMASINA, İSTEK HALİNDE TEMYİZ PEŞİN HARCININ GERİ VERİLMESİNE, 04.10.2006 GÜNÜNDE BOZMADA OYBİRLİĞİ SEBEBİNDE OYÇOKLUĞU İLE KARAR VERİLDİ.
KARŞI OY YAZISI
DAVACI-MALİK OLMAYAN EŞ-KADIN 06.03.2003 TARİHLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÜZERİNDE AİLE KONUTU ŞERHİ BULUNMAYAN VE DAVALI-MALİK OLAN EŞ-KOCASI ADINA KAYITLI TAŞINMAZIN DAVALI-MALİK OLAN EŞ-KOCASI TARAFINDAN, MALİK OLMAYAN DAVACI EŞİN “AÇIK RIZASI ALINMADAN” YAPILAN SATIŞ SEBEBİYLE “İŞLEM TARAFI” ÜÇÜNCÜ KİŞİ ÜZERİNDE BULUNAN TAPU KAYDININ İPTALİ İLE DAVALI-MALİK OLAN EŞ-KOCASI ÜZERİNE TESCİLİNİ VE TAPU KÜTÜĞÜNE TAŞINMAZIN AİLE KONUTU OLDUĞUNA İLİŞKİN ŞERH KONULMASINA KARAR VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.
YEREL MAHKEME İLK KARARINDA “GÖRÜŞÜM” DOĞRULTUSUNDA “GEREKÇELERİNİ” AÇIKLAYARAK “DAVANIN KABULÜNE” KARAR VERMİŞ İKEN MALİK EŞİN DAVAYA KATILMASINA YÖNELİK BOZMA KARARIMIZDAN SONRA “GEREKÇE DEĞİŞTİREREK” BU KEZ “DAVANIN REDDİNE” KARAR VERMİŞTİR.
DEĞERLİ ÇOĞUNLUK İLE YEREL MAHKEMENİN DİRENME KARARININ “BOZULMASI” YÖNÜNDE ARAMIZDA “GÖRÜŞ BİRLİĞİ” VARDIR. ANCAK “BOZMA GEREKÇESİNDE” DEĞERLİ ÇOĞUNLUK İLE ARAMIZDA “GÖRÜŞ AYRILIĞI” VARDIR.
DEĞERLİ ÇOĞUNLUKLA ARAMIZDAKİ BOZMA GEREKÇESİNE İLİŞKİN ÇEKİŞME NEDİR?
DEĞERLİ ÇOĞUNLUK, AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZ MALIN MALİKİ OLAN EŞ, DİĞER EŞİN “AÇIK RIZASI BULUNMADAN” ÜZERİNDE AİLE KONUTU ŞERHİ BULUNMAYAN TAŞINMAZINI DEVRETMİŞSE İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN VARSA “İYİ NİYETLİ KORUNUR” DÜŞÜNCESİNDEDİR. DÜŞÜNCEMİZE GÖRE AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZ MALIN MALİKİ OLAN EŞ, DİĞER EŞİN “AÇIK RIZASI BULUNMADAN” ÜZERİNDE ŞERH BULUNMAYAN AİLE KONUTUNU DEVRETMİŞSE HİÇBİR ŞEKİLDE İŞLEM TARFAI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN “İYİ NİYETİ KORUNMAZ.”
BAŞKA BİR ANLATIMLA DEĞERLİ ÇOĞUNLUK, AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZIN MALİKİ OLMAYAN EŞ TARAFINDAN, TAPU KÜTÜĞÜNE KONUTLA İLGİLİ GEREKLİ ŞERHİN VERİLMESİNİ İSTEMEMİŞSE İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN “KÖTÜ NİYETİNİ KANITLAMAK” (TMK M. 10237 ZORUNDADIR. DÜŞÜNCEMİZE GÖRE; AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZIN MALİKİ OLMAYAN EŞ TARAFINDAN TAPU KÜTÜĞÜNE KONUTLA İLGİLİ GEREKLİ ŞERHİN VERİLMESİ İSTENMEMİŞ OLSA BİLE, TAŞINMAZIN AİLE KONUTU OLDUĞU VE MALİK OLMAYAN EŞİN RIZASININ BULUNMADIĞI GERÇEKLEŞMİŞSE HİÇBİR ŞEKİLDE ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İYİ NİYETİ KORUNMAZ.
KARŞI OYUMUZDA “ÖNCELİKLE” YEREL MAHKEMENİN DİRENME KARARININ GEREKÇESİNE KARŞI OLAN DÜŞÜNCEMİZİ AÇIKLADIKTAN SONRA, DEĞERLİ ÇOĞUNLUK İLE ARAMIZDA OLUŞAN GÖRÜŞ AYRILIĞINA “DAHA SONRA” DEĞİNİLECEKTİR.
YEREL MAHKEME 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 194 HÜKMÜNDE YER ALAN ŞERHİN BİR “KURUCU ŞERH” OLDUĞUNU İFADE ETMEKTE VE DİRENME KARARINA DA BU OLGUYU DAYANAK YAPMAKTADIR.
BİLİNDİĞİ ÜZERE İSVİÇRE’DE, AİLE KONUTUNUN ŞERHİNE İLİŞKİN 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 194 F. III HÜKMÜ YER ALMAMAKTADIR. 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 194 GEREKÇESİNDE DE ŞERHİN NİTELİĞİ KONUSUNDA BİR AÇIKLAMA YOKTUR.
YEREL MAHKEME GİBİ 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 194 HÜKMÜNDE YER ALAN ŞERHİN BİR “KURUCU ŞERH” OLDUĞU KABUL EDİLECEK OLURSA, TASARRUF YETKİSİNE İLİŞKİN SINIRLAMANIN “ŞERHİN KONULMASI İLE” BAŞLAYACAĞI BAŞKA BİR ANLATIMLA “ŞERH KONULMADIĞI SÜRECE” BİR TASARRUF YETKİSİ SINIRLAMASINDAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİNDEN KOCANIN 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 193 HÜKMÜNDE YER ALAN HUKUKİ İŞLEM ÖZGÜRLÜĞÜNÜN AİLE KONUTUNU DA İÇERDİĞİ VE 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 194 F. I HÜKMÜNÜN “YOKLUĞU”GİBİ BİR SONUCA ULAŞILIR Kİ BU DÜŞÜNCE 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU SİSTEMATİK DÜŞÜNCESİNE “AÇIK BİR AYKIRILIĞI” İFADE EDER.
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 194 HÜKMÜNDE YER ALAN ŞERHİN “AÇIKLAYICI ŞERH” OLDUĞU KONUSUNDA BİR DURAKSAMA OLAMAZ (DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, S. 216, ŞIPKA, S. 160, GENÇCAN – BOŞANMA – 2, S. 567).
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. I HÜKMÜ İLE EŞLERİN “FİİL EHLİYETİNİN SINIRLANDIRILMIŞ” OLDUĞU GERÇEĞİ, VARLIĞINI ASLA “ŞERHİN KONULMASINA YA DA KONULMAMASINA” BAĞLAMIŞ DEĞİLDİR. BAŞKA BİR ANLATIMLA AİLE KONUTU ŞERHİ KONULMUŞ OLSA DA OLMASA DA 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. I HÜKMÜ İLE EŞLERİN “FİİL EHLİYETİNİN SINIRLANDIRILMIŞ” OLDUĞU İNKAR EDİLEMEZ HUKUKİ BİR GERÇEKLİKTİR.
EŞ BİR DEYİŞLE 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. IIIHÜKMÜ İLE GETİRİLEN “AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZ MALIN MALİKİ OLMAYAN EŞ, TAPU KÜTÜĞÜNE KONUTLA İLGİLİ GEREKLİ ŞERHİN VERİLMESİNİ İSTEYEBİLİR” DÜZENLEMESİNİN 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. I HÜKMÜ İLE VAR OLAN “SINIRLANDIRMAYA” BİR ETKİSİ YOKTUR/OLAMAZ.
O KADAR Kİ 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. I HÜKMÜ İLE VAR OLAN SINIRLANDIRMA;
– EMREDİCİ NİTELİKTEDİR, (HASANBÖHLER, ART. 169, NR. 9, KILIÇOĞLU, S. 6)
– BU HAKTAN ÖNCEDEN FERAGAT EDİLEMEZ, (ÖZTAN, S. 207)
– EŞLERİN ANLAŞMASI İLE ORTADAN KALDIRILAMAZ, (KILIÇOĞLU, S. 6)
– AÇIK RIZA ANCAK “BELİRLİ OLAN” BİR İŞLEM VERİLEBİLİR, (ÖZTAN, S. 207)
O HALDE DÜŞÜNCEMİZE GÖRE BU ÇEKİŞMEDE “ŞERHİN YOKLUĞUNUN” DAVANIN KABULÜNE OLUMSUZ BİR ETKİSİNDEN SÖZ EDİLEMEZ.
PEKİ, 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. III HÜKMÜ İLE GETİRİLEN ŞERHİN ETKİSİ NEDİR? ŞERHİN ETKİSİ, İŞLEM TARAFI “OLMAYAN” (=OLAN DEĞİL) İYİ NİYETLİ ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN İYİ NİYETİNİ ORTADAN KALDIRMAKTAN İBARETTİR. HÜKMÜN TARİHSEL ARKA PLANI DA BU GÖRÜŞÜN YANINDADIR (DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, S. 215, ŞIPKA, S. 160).
BÜTÜN BU SEBEPLERLE YEREL MAHKEMENİN DİRENME GEREKÇESİ YERİNDE DEĞİLDİR. DEĞERLİ ÇOĞUNLUK İLE DİRENME KARARININ “BOZULMASI YÖNÜNDE” ARAMIZDA BU SEBEPLE “GÖRÜŞ BİRLİĞİ” VARDIR.
DEĞERLİ ÇOĞUNLUK İLE ARAMIZDA OLUŞAN “GÖRÜŞ AYRILIĞI” İSE TARAFIMDAN NASIL TEMELLENDİRİLMEKTEDİR?
DEĞERLİ ÇOĞUNLUĞUN “DEĞİŞİK BOZMA” ÖNERİMİZE KATILMAYAN GÖRÜŞÜNÜN KADININ (=DAVACI-MALIK OLMAYAN-RIZASI ALINMAYAN EŞ) DURUMUNU İYİCE GÜÇLEŞTİRDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR. RIZA ALINMADAN YAPILAN İŞLEMİN “KESİN HÜKÜMSÜZ” OLDUĞU GERÇEĞİ KARŞISINDA KADINA “KANITLAMA KOLAYLIĞI” GETİRMEK YERİNE BİR DE İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN KÖTÜ NİYETİNİ KANITLAMA KÜLFETİ İLE YÜKLENDİRİLMESİ NORMUN KORUMA AMACI İLE DE DOĞRUSU BAĞDAŞMAMAKTADIR (ŞIPKA, S. 160).
KANITLAMA KÜLFETİNDEN “KURTULMANIN” YOLUNUN İSE 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. III HÜKMÜNDE YER ALAN ŞERHİN VARLIĞINA BAĞLI KILINMASI BU ŞERHİ “AÇIKLAYICI” ŞERHTEN “KURUCU” ŞERH KONUMUNA GETİRDİĞİ/YÜKSELTTİĞİ GİBİ, ŞERHİN “YOKLUĞUNDA” İSE UYGULAMADAKİ BARİZ İSPAT ZORLUĞU DİKKATE ALINDIĞINDA 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 HÜKMÜNÜN UYGULANAMAZLIK ANLAMINDA “ÖLÜMÜ” SONUCUNU DOĞURMAKTADIR.
ÜLKEMİZDE TAPU KAYITLARININ “EZİCİ ÇOĞUNLUĞUNUN” ERKEKLER ÜZERİNDE OLDUĞU GERÇEĞİNDEN (=BU GERÇEK, FARKINDA OLUNMAMAKLA/GÖRMEZDEN GELİNMEKLE MAALESEF YOK OLMAMAKTADIR) KONUYA BAKTIĞIMIZDA KARŞILAŞILAN MANZARA HİÇ DE İÇ AÇICI DEĞİLDİR. ÖNCE MAL REJİMLERİ KONUSUNDA “SÖZLEŞME YÜKÜ” (4722 SK M. 10) ALTINA SOKULMUŞ OLAN KADINLARIN BU KEZ DE AİLE KONUTU (TMK M. 194) KORUMASI İÇİN “ŞERH YÜKÜ”/”KANITLAMA YÜKÜ” ALTINA KONULDUĞU GÖZLENMEKTEDİR.
BİR AN İÇİN AKLA GELEBİLECEK “AİLE KONUTU ŞERHİ OLMAZSA/DAVALININ İYİ NİYETİ GÖRMEZDEN GELİNİRSE MÜLKİYET EDİNİMİNDE KAOS OLUR” DÜŞÜNCESİ BİLE AİLE KONUTU ŞERHİ GİBİ BİR MÜESSESEDEN YOKSUN İSVİÇRE UYGULAMASINDA SANILDIĞI GİBİ BİR KAOS DA YAŞANMAMIŞ OLMASI GERÇEĞİ KARŞISINDA İNANDIRICI DEĞİLDİR.
DAVACI KADININ İYİ NİYETİ/BARINMA HAKKI/KANUNUN KORUMA AMACI VE HEDEFİ/EMREDİCİ YASAL DÜZENLEME İSE İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İYİ NİYETİNE/YOLSUZ TESCİLE “TERCİH” EDİLMEKTEDİR.
KARISININ RIZASINI ALMAYAN (TMK M. 194 F. II), RIZANIN VERİLMEYİŞİNDEN RAHATSIZ OLUP DA HAKİMİN MÜDAHALESİNİ TALEP ETMEYEN (TMK M. 194 F. II) BAŞKA BİR ANLATIMLA, DİĞER EŞİN İZNİ VE HAKİMİN YETKİLENDİRMESİ OLMAKSIZIN ADETA 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NDA YER ALAN DÜZENLEMELERİ “HİÇE SAYAN”/”UMURSAMAYAN” KOCA BU DAVADA “SEYİRCİ” STATÜSÜNDE KALMIŞTIR.
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 HÜKMÜNÜ YOK SAYAN VE KARISINI ONUN RIZASINI ALMADAN/ALMAYARAK AÇIK SEÇİK/BİLEREK VE İSTEYEREK MAĞDUR EDEN KOCA, MAĞDUR KARISININ ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN KÖTÜ NİYETİNİ İSPATLAYIP İSPATLAYAMAYACAĞI YÖNÜNDE BU DAVAYI “SANKİ DAVANIN TARAFI DEĞİLMİŞ/SANKİ ÇEKİŞMEYİ KENDİSİ DEĞİL DE KARISI ÇIKARMIŞ GİBİ” SADECE DIŞARIDAN İZLEMEKTEDİR/İZLEMİŞTİR.
BUNA KARŞILIK KADIN İSE; GERÇEKLEŞTİRİLEN İŞLEMLERE HİÇBİR KATILIMI BULUNMADIĞI HALDE YOKLUĞUNDA YAPILMIŞ HUKUKİ İŞLEMDE (=AİLE KONUTUNUN DEVREDİLMESİ) RIZASININ ALINMAMASI SANKİ GEÇERLİ VE MEŞRU İMİŞCESİNE BAŞKA BİR ANLATIMLA, ORTADA GEÇERLİ BİR HUKUKİ İŞLEM VARMIŞCASINA HİÇ TANIMADIĞI, ÇOĞUNLUKLA DA TANIMASININ PEŞİNEN OLANAKSIZ OLDUĞU İŞLEM TARAFI İNSANLARIN/KİŞİLERİN KÖTÜ NİYETİNİ (TMK M. 1023) KANITLAMAK ZORUNDA BIRAKILMIŞTIR.
DÜŞÜNCEMİZİN ANLAŞILABİLİR KILINABİLMESİ VE DOĞRU OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLMESİ İÇİN ÖNCELİKLİ OLARAK 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NDA YER ALAN “EŞLERİN HUKUKİ İŞLEMLERİ” KONUSUNA AÇIKLIK GETİRMEK GEREKMEKTEDİR.
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 193 HÜKMÜNE GÖRE “KANUNDA AKSİNE HÜKÜM BULUNMADIKÇA”, EŞLERDEN HER BİRİ DİĞERİ VE ÜÇÜNCÜ KİŞİLERLE “HER TÜRLÜ HUKUKİ İŞLEMİ” YAPABİLİR. BAŞKA BİR ANLATIMLA, “KURAL OLARAK” EŞLERDEN HER BİRİ DİĞERİ İLE HER TÜRLÜ HUKUKİ İŞLEMİ YAPABİLECEĞİ GİBİ EŞLERDEN HER BİRİ ÜÇÜNCÜ KİŞİLERLE DE HER TÜRLÜ HUKUKİ İŞLEMİ YAPABİLİR. EŞ “KURAL OLARAK” HERHANGİ BİR YETKİLİ MAKAMIN ONAYINA BAĞLI OLMADAN VE “EŞİNİN RIZASINI ALMADAN” HER TÜRLÜ HUKUKİ İŞLEMİ YAPABİLİR. BU KONULARDA HAKİM KARARINA GEREKSİNİM YOKTUR (ÖMER UĞUR GENÇCAN, 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU, BİLİMSEL AÇIKLAMA-İÇTİHATLAR-İLGİLİ MEVZUAT, YETKİN YAYINEVİ: I. CİLT, (TMK M. 1-351), ANKARA 2004 (1614 SAYFA), II. CİLT, (TMK M. 352-1030), ANKARA 2004 (1628 SAYFA), KISALTMA: GENÇCAN-TMK, S. 1091).
NE VAR Kİ 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 193 HÜKMÜNDE YER ALAN “KANUNDA AKSİNE HÜKÜM BULUNMADIKÇA” İFADESİNE DAYANILARAK 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 HÜKMÜ İLE EŞLERDEN BİRİNİN AİLE KONUTU İLE İLGİLİ SADECE AŞAĞIDAKİ İŞLEMLERLE SINIRLI OLARAK “FİİL EHLİYETİ SINIRLANDIRILMIŞTIR”;
– AİLE KONUTUNA İLE İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHEDİLMESİ,
– AİLE KONUTUNUN DEVREDİLMESİ,
– AİLE KONUTU ÜZERİNDEKİ HAKLARIN SINIRLANMASI.
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 HÜKMÜNDE YER ALAN TAPU KÜTÜĞÜNÜ KİLİTLEME “KENDİLİĞİNDEN” GERÇEKLEŞMİŞKEN 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 199 HÜKMÜNDE BİR “HAKİM KARARI” GEREKLİDİR.
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 HÜKMÜ İLE EŞLERİN “FİİL EHLİYETİNİN SINIRLANDIRILMASI” GERÇEĞİ VE GEREKÇESİ “…MADDE EŞLERİN AİLE KONUTLARIYLA İLGİLİ HUKUKİ İŞLEMLERDE EŞLERİN SERBESTLİĞİ İLKESİNE İSTİSNA GETİRMİŞ VE BÖYLECE AİLE KONUTU İLE İLGİLİ BAZI HUKUKİ İŞLEMLERİN DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLI OLDUĞU KABUL EDİLMİŞTİR. AİLE KONUTU EŞLERİN BÜTÜN YAŞAM FAALİYETLERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ, YAŞANTISINA BUNA GÖRE YÖN VERDİĞİ, ACI VE TATLI GÜNLERİ İÇİNDE YAŞADIĞI, ANILARLA DOLU BİR ALANDIR. BU NEDENLE BU DENLİ ÖNEMLİ BİR MALVARLIĞIYLA İLGİLİ OLARAK EŞLERİN TEK BAŞLARINA HUKUKİ İŞLEMLERİ YAPMASI DİĞER EŞİN ÖNEMLİ YARARLARINI ETKİLEYEBİLİR. BUNUN SONUCU OLARAK MADDE, KONUTLA İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHİNİ, BU KONUTUN BAŞKALARINA TEVDİİNİ YA DA KONUT ÜZERİNDEKİ HAKLARI VE BUNA BENZER DİĞER HUKUKİ İŞLEMLERLE TAMAMEN YA DA KISMEN SINIRLANMASINI DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLAMIŞTIR…” SÖZLERİYLE İFADE EDİLMİŞTİR.
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU M. 194 F. I HÜKMÜ İLE EŞLERİN “FİİL EHLİYETİNİN SINIRLANDIRILMASI” İSE “EŞLERDEN BİRİ, ‘DİĞER EŞİN AÇIK RIZASI BULUNMADIKÇA’, AİLE KONUTU İLE İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEMEZ, AİLE KONUTUNU DEVREDEMEZ VEYA AİLE KONUTU ÜZERİNDEKİ HAKLARI SINIRLAYAMAZ” SÖZLERİYLE BİÇİMLENDİRİLMİŞTİR.
“FİİL EHLİYETİ SINIRLAMASINA” YÖNELİK DÜŞÜNCEMİZ AYNI ZAMANDA İSVİÇRE ÖĞRETİSİNDEKİ “ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜ” OLDUĞU GİBİ TÜRKİYE ÖĞRETİSİNDE DE KABUL GÖREN BİR DÜŞÜNCEDİR (TUOR/SCHNYDER/SCHMID/RUMO-JUNGO, S. 205, HEGNAUER/BREİTSCHMİD, N. 17.17, S. 183, HAUSHEER/GEİSER/KOBEL, N. 08.103, S. 89, ÖZTAN, S. 205-206). AMAÇ, AİLEYİ BİR BÜTÜN OLARAK KORUMAKTIR (HAUSHEER/REUSSER/GEİSER, ART. 169, NR. 37, HASENBÖHLER, ART. 169, NR. 11, AKINTÜRK, S. 352-354, ÖZTAN, S. 205-206).
EŞLERİN “FİİL EHLİYETİNİN SINIRLANDIRILMASI” OLGUSU ‘DİĞER EŞİN AÇIK RIZASI BULUNMADIKÇA’ VURGUSU İLE SESLENDİRİLMİŞTİR. BAŞKA BİR ANLATIMLA, 4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 194 F. I HÜKMÜ İLE AİLE KONUTUNUN BAŞKALARINA DEVRİ “DİĞER EŞİN AÇIK RIZASINA” BAĞLANMIŞTIR. BÖYLECE AİLE KONUTU OLARAK ÖZGÜLENEN TAŞINMAZIN MÜLKİYETİNİN DEVRİ DİĞER EŞİN “RIZASINA BAĞLI” BİR HUKUKİ İŞLEM OLARAK KABUL EDİLMİŞTİR (ŞÜKRAN ŞIPKA, AİLE KONUTU İLE İLGİLİ İŞLEMLERDE DİĞER EŞİN RIZASI (TMK M. 194), DOÇENTLİK BAŞVURU ESERİ, İSTANBUL – 2004, S. 137, BİLGE ÖZTAN, AİLE HUKUKU, ANKARA – 2004, S. 207, AHMET M.KILIÇOĞLU, TÜRK MEDENİ KANUNU’NDA DİĞER EŞİN RIZASINA BAĞLI HUKUKSAL İŞLEMLER VE YASAL ALIM HAKKI, ANKARA – 2002, S. 18).
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN M. 194 F. I HÜKMÜ İLE AİLE KONUTUNUN BAŞKALARINA DEVRİ DİĞER EŞİN “RIZASINA” DEĞİL DE “AÇIK RIZASINA” BAĞLANMIŞTIR. RIZANIN SÖZLÜ OLARAK VERİLMESİ YETERLİ GÖRÜLSE İDİ “RIZASINA” DEYİŞİ MAKSADI ANLATMAYA YETER DE ARTARDI BİLE. OYSA ÖZELLİKLE “AÇIK RIZA” DEYİŞİYLE MAKSADIN FARKLI OLDUĞU GÖSTERİLMİŞTİR. BİZ BU SEBEPLE “AÇIK RIZA” DEYİŞİNİ RIZANIN “RESMİ ŞEKİLDE” OLARAK ALINMASI OLARAK YORUMLADIK (ÖMER UĞUR GENÇCAN, BOŞANMA HUKUKU, YETKİN YAYINEVİ, ANKARA 2006, KISALTMA: GENÇCAN-BOŞANMA-2, S. 264, GENÇCAN-TMK, S. 1095). NİTEKİM İSVİÇRE TAPU TÜZÜĞÜ (GBV) ART. 13 A HÜKMÜ İLE ZGB M. 169 GEREKÇESİNDE “YAZILI RIZA” DEYİŞİ VARKEN İSVİÇRE TAPU UYGULAMASINDA DA YAZILI ŞEKLİN “RESMİ MAKAM” TARAFINDAN ONAYLANMASI ARANMAKTADIR (SCHMID, S. 609, ŞIPKA, S. 143).
RIZA ALINMADAN YAPILAN İŞLEMİN İSE “KESİN HÜKÜMSÜZ” (GENÇCAN-TMK, S. 1096, 3036; GENÇCAN-BOŞANMA-2, S. 565) OLDUĞU HEMEN HEMEN BÜTÜN BİLİMSEL GÖRÜŞLERDE VE UYGULAMADA KABUL EDİLMEKTEDİR (ŞIPKA, S. 153).
KESİN HÜKÜMSÜZLÜK;
– RIZASI ALINMAYAN EŞ TARAFINDAN “HER ZAMAN” İLERİ SÜRÜLEBİLİR (ŞIPKA, S. 145).
– HAKİM TARAFINDAN RE’SEN DİKKATE ALINMALIDIR (BRAEM/HASENBÖHLER, ZÜRCHER KOMM. ART. 169, N. 70, BERGER, S. 75, ŞIPKA, S. 145, KILIÇOĞLU, S. 6).
– BUNUN İÇİN DAVA AÇMAYA BİLE GEREK YOKTUR (DESCHENAUX/STEINAUER, S. 107, BREAM/HASENBÖHLER, ZÜRCHER KOMM. ART. 169, N. 70, GROSSEN, S. 106, RUOSS, S. 85, TRAUFFER, S. 75, WESSNER, . 95, ŞIPKA, S. 145).
SONRADAN VERİLEN RIZA İSE EX TUNC (GEÇMİŞE ETKİLİ) OLARAK HÜKÜM VE SONUÇ DOĞURUR. BAŞKA BİR ANLATIMLA İŞLEMİ “GEÇERLİ” HALE GETİRİR (DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, S. 213, ÖZTAN, S. 207).
RIZASI ALINMAYAN MALİK OLMAYAN EŞİN KARARINI BİLDİRMESİ İÇİN KENDİSİNE “İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİ” TARAFINDAN BK M. 38 HÜKMÜNE GÖRE UYGUN BİR MEHİL VERİLEBİLİR. İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİ TARAFINDAN TANINAN SÜREDE RIZASI ALINMAYAN EŞ TARAFINDAN BİR İCAZET VERİLMEDİĞİ TAKDİRDE “ASKIDA OLAN HÜKÜMSÜZLÜK” ARTIK “KESİN HÜKÜMSÜZLÜĞE” DÖNÜŞÜR (DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, S. 213, KILIÇOĞLU, S. 22, ŞIPKA, 149).
BÜTÜN BU SEBEPLERLE İSVİÇRE HUKUKU’NDA ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İYİ NİYETİ “HİÇBİR ŞEKİLDE” KORUNMAZ (DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, S. 214). ZATEN “GEÇERSİZ OLAN” BİR SÖZLEŞMEYE DAYANAN İYİ NİYETLE BİR HAK KAZANIMI DA SÖZ KONUSU OLAMAZ (ŞIPKA, S. 161).
DİĞER EŞİN İZNİ VE HAKİM YETKİLENDİRMESİ OLMAKSIZIN İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİ ADINA YAPILACAK TESCİL “YOLSUZ BİR TESCİL” OLUP EŞLERDEN BİRİ TARAFINDAN AÇILACAK OLAN TAPU KÜTÜĞÜNÜN DÜZELTİLMESİ DAVASI (TMK M. 1025 F. I) İLE DÜZELTİLMESİ HER ZAMAN İSTENEBİLİR (DURAL/ÖĞÜZ/GÜMÜŞ, S. 215). BAŞKA BİR ANLATIMLA, RIZA ALINMADAN YAPILAN HUKUKİ İŞLEM “GEÇERSİZ” OLUP RIZASI ALINMAYAN EŞ BUNUN “İPTALİNİ” TALEP EDEBİLECEKTİR (KILIÇOĞLU, S. 22).
İŞLEM TARAFI ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN OLUŞAN ZARARI İSE CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞU KAPSAMINDA MALİK OLAN EŞTEN İSTENEBİLİR.
4721 SAYILI TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN SİSTEMATİĞİ, KAYNAK KANUN UYGULAMASI, GEREK TÜRKİYE VE GEREKSE İSVİÇRE ÖĞRETİSİNDEKİ “BASKIN GÖRÜŞLER” DİKKATLE İNCELENDİĞİNDE DEĞERLİ ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜNE KATILABİLMEM OLANAKLI DEĞİLDİR.
AÇIKLANAN SEBEPLERLE YEREL MAHKEME KARARININ “BELİRTTİĞİM GEREKÇELERLE” BOZULMASI GÖRÜŞÜNDE OLDUĞUMDAN DEĞERLİ ÇOĞUNLUĞUN “FARKLI GÖRÜŞÜNE” KATILMIYORUM.
ÖMER UĞUR GENÇCAN
2. HD. ÜYESİ

Reklamlar
Aile Hukuku kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

«

%d blogcu bunu beğendi: